bu yazıyı ikinci kez yazıyorum..şu anda sinirlerim çok bozuldu.. >:(o kadar şey yazdım..gönder dediğimde üyelik sordu(giriş yapmıştım) ve yazdığım herşey gitti..neyse bir daha deneyeceğim....sanırım şöyleydi

başlığı açarken tedirgin oldum...benden önce başlık açılmamış..acaba yanlış bişeymi yapıyorum. çünkü bahsedeceğim oyunculuk tarzı tiyatro oyunculğu ile ilgili....
grotowski adında polonyalı bir tiyatro adamı tarafından geliştirilen bir oyunculuk biçimi...(60'lı yıllar..tarihleri tam aklımda tutamam keza herşeyi aklımdan yazıcam merak eden varsada araştırabilir zaten...)fakat adının yoksul tiyatro olmasına rağmen..parasızlık çaresizlik,garibanlık anlamına gelmemeli..tam tersine bu bir direniş biçimidir..dönemin şaşalı dekorlar ve kostümlerle göz boyayarak yapılan sarayiçi eğlencesine dönüşmüş ağdalı klasik tiyatro anlayışına bir tepki olarak doğmuştur..tiyatronun dekordan ve kostümden oluşan bir biçime bürünmesi artık yeni dünyanın yarattığı insan problemlerini ortaya koymaktan ziyade.. dekorların devasalaşması ve kostümlerin insanları neredeyse altın yaldıza bürümesiyle ortada ne insan ne problem kalmıştır...şimdi yoksul tiyatrocu arkadaşlar diyorki..tiyatronun en asal ve değerli parçası insan olduğuna göre insanın ortaya çıkarılması gereklidir..insanı insana ancak insanla anlatabilirsiniz..kocaman dekorlarla değil...o zaman yoksul tiyatronun en önemli kozuda insan vücudu oluyor..grotowskide tüm kuramını oyuncu ve oyunculuk üzerine kurmuştur..sahnede ne dekor vardır ne de oyuncunun üstünde doğru dürüst bir kıyafet..sadece alt kısmını örtmek için bir çarşaf sarılıdır..ayrıca yoksul tiyatro ışıkta kullanmaz..tüm ışığı sağlayan dört beş tane mumdur...(zaman zaman dekor kullanılmıştır fakat bu durumda aynen oyuncunun çıplaklığıyla anlattığı şeylere bir destek olması amacı taşır..yani dekorda yoksuldur...)oyuncu tüm anlatması gerekenleri vücuduyla anlatması gerekir..bunun içinde tüm çalışmalar insan vücudunun geliştirilmesi üzerinedir..keza öyle bir çalışma tarzları vardır ki... neredeyse askeri bir disiplinle yürür...çünkü yoksul tiyatroda oyuncu duygularını vücuduyla (kaburga kemiklerine kadar)anlatır...grotowski der ki seyirci oyuncunun ter kokusunu duymalıdır..nefesini hissetmelidir..ne kadar insani bir şey değil mi...bu anlamda seyircinin bakış açısıda son derece önemlidir..bu arada seyirci ve bakış açısı demişken...yoksul tiyatro anlayışı seyircinin oyunu izleme biçimine de müdahele eder...örneğin (ilk örnekleri yunan tiyatrosunda da vardı) arena sahne biçimi..oyuncu(lar) ve sahne tam ortada bulunur..seyircilerse oyunu etrafına oturarak -ve ya ayakta- izlerler...bununla beraber oyuncu(lar) 360 derecelik bir seyirci açısına hakim olmak zorunda kalırlar...aynı şekilde seyircilerde 360 derecelik bir bakış açısından olup biteni izlerler...başka bir sahneleme biçimide..nasıl anlatayım..boş ve kare bir havuz düşünün...havuzun etrafında da paravanlar vardır..seyirci oyunu bu paravanlarınüstünden kafalarını uzatarak izlerler.yani sahne aşağıda havuzun içindedir...sanırım şimdilik bu kadar yeterli..merak eden ve sorusu olan arkadaşlar olursa devam ederim.zaten bi önceki yazdıklarım gidince hevesim kalmamıştı..ancak bu kadar yazabiliyorumm.saygılar..