Kitabın kendi tanıtım yazısı ;1986 yılının sonlarına doğru SSCB Devlet Sinema Enstitüsü (VGİK) Oyunculu Film Yönetimi Fakültesi'nden mezun olup Türkiye'ye döndükten sonra, senaryoların hâlâ 1930'lu yılların yazım yöntemiyle yazıldıklarını gördüm. Yani sayfa ortadan bir çizgiyle ikiye bölünüyor, sol tarafa filmsel olayın metni, sağ tarafa da diyalog ve sesle ilgili notlar yazılıyor.
Elime geçen birkaç senaryoyu incelediğimde ise, asıl sorunun biçimsel olmaktan çok ötede olduğunu ve senaryoların herhangi bir kompozisyondan yoksun, diyalektik gelişmeye yatkın olmayan mekanik bir hareketin şematik bildiriminden ibaret olduklarını fark ettim. Yazar bu kitabında senaryonun yazımındaki inceliklere ve tekniklere dikkati çekiyor. Kitap, sinema dramaturjisi, film senaryosunun kompozisyon sorunları, film senaryosunun biçimsel sorunları başlıklı üç bölümden oluşuyor.
----------------------------------------------------------------------------------------------
Kitabı büyük bir umutla senaryo yazma teknikleri konusunda fikir sahibi olmak, bilmediğim ipuçları ve püf noktaları öğrenmek amacıyla okumuştum. Her ne kadar içinde barındırdığı bilgileri yadsıyamasam da kitabın ilk senaryo kitabı olarak okunmaması gerektiğini söyleyebilirim. Kitabın adın da anlaşılabileceği gibi kuramsal bir kaynak ve daha ileri düzey okuyuculara hitap ediyor.
Kitabın ön bölümlerinde kullanılan terimlere geniş bir yer ayrılarak terimleri tekrar açıklıyor. İlk bölümü oluşturan sinema dramaturjisi kısmında okuyucu terimlere boğuluyor. Yazım dili ağır ve anlaşılırlıktan uzak. Zaten yazarın kendisi kitabın çeşitli nedenlerde dolayı defalarca tekrar yazıldığını kitabında anlatıyor. Tekrar tekrar yazılan bu kitap gereksiz ayrıntıları içinde barındırıyor.
Kısacası çeşitli nedenlerden dolayı ben kitaptan memnun olamadım. Biraz aramayla daha güzel kaynaklar bulunabileceğine eminim. Senaryoya kuramsal açıdan yaklaşan insanlar için ilgi çekici olabilir.