Izmir Sinema Ekibi
Ocak 08, 2009, 12:36:04 ÖÖ *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Duyurular: İzmirsinek toplaşması yakında..
İlk filmimiz http://sorgu.izmirsinek.com adresinde !

http://www.izmirsinek.com
 
   Ana Sayfa   Yardım Ara Giriş Yap Kayıt  
Sayfa: [1]
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
Gönderen Konu: "Vurgun" Adlı senaryoya yorumlarınız ve eleman bekleniyor...  (Okunma Sayısı 647 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Esat Yalçın
Newbie
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 44


« : Şubat 08, 2008, 02:11:30 ÖÖ »

"Vurgun Sinopsis"

Doğu Anadolu bölgesinden, şehre anne'nin hastalığına şifa bulmak için göç etmiş küçük bir çocuk, çekingen bir baba ve yatalak hasta olan bir anne. Baba ne kadar mücadele etsede şehir onları bağrına basmamıştır. Uğraşlarına rağmen baba iş bulmamış ve felaketin sınırına gelmiştir. Umudunu yitirdiği bir gün asker arkadaşı ile karşılaşır ve derdini anlatır. Çok iyi para kazandırmasa arkadaşı ona midye satması konusunda yardım eder. İşinden memnun hayatını sürdürürken zabıtaların vurgun'u ile tek kazanç yolu ve kazandığı paralar yok olmuştur. Karısının ilaçları bitmiş ve çocuğunun ihtiyaçları artmıştır. Ömrü boyunca haram mala el sürmeyen, namuslu ve çekingen adam için sabrın sonu gelmiştir. Ve onu artık kötü günler beklemektedir...

Arkadaşlar kısaca konu böyle devamı kötü olaylarla büyümektedir. Bu proje bitim halinde yaklaşık 30 dakikalık bir film olucaktır. Projede yer almak isteyen, oyuncu,kameraman,kurgu ve hatta yönetmenliğini üstlenirim diyen arkadaşları bekliyorum.
Logged
Izmir Sinema Ekibi
« : Şubat 08, 2008, 02:11:30 ÖÖ »

 Logged
Turkishstyle
Administrator
Hero Member
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 671



WWW
« Yanıtla #1 : Şubat 09, 2008, 04:52:49 ÖÖ »

Öncelikle söyleyeyim ki ben profesyonel bir senarist değilim. Sadece görüş belirtiyorum ve yazacaklarım kendi görüşlerimdir.

Görüşlerimi 3 başlıkta yazmak istiyorum. Birinci başlık kısa film senaryosu , ikinci bölüm hikayenin içeriği , üçüncü bölüm ise çekim aşaması olsun.

İlk olarak bir kısa film ( 30 dakikalık dendiği için kısa film kategorisi içinde değerlendiriyorum ) için oldukça zorlu bir sinopsis olmuş. Bunun yanında henüz sinopsis aşamasında olduğu için kesin hatlar çizilmemesi gayet doğal. Projenin ilerleme sürecinde olaylar eklenip, çıkacaktır. Genel olarak anlatılmak istenen bir göç hikayesi olarak algılıyorum. Buradaki göç hikayesini ayrıntılarından bir kısa filmde anlatmak güç olur. Ayrıca sinopsis denilen kısa yazı filmin olarak kabul edildiği ve senaryoya kıyasla çok kısa olduğu için hiçbir hata lüksü olmuyor. Ancak ben hikayeye baktımda cevabını alamadığım sorularla karşılaşıyorum. Mesela ;
Alıntı
İşinden memnun hayatını sürdürürken zabıtaların vurgun'u ile tek kazanç yolu ve kazandığı paralar yok olmuştur.
Bir midy satıcısının zabıtalara yakalanması sonucunda en fazla tezgahını kaptırabilir. Bunun sonucunda bir günlük zarar uğrar. Bu zarar küçük bir mebla olduğu için hikayenin doruk noktası olarak doyurucu olacağını sanmıyorum. Ayrıca bir midye satıcısının sosyal güvencesi olmadan nasıl ilaç parasını karşılayabildiği ayrı bir soru olarak kalıyor.

Hikayenin içeriğine gelirsek ;

Önemli bir noktaya parmak basılıyor. Türkiye'de bölgeler arası gelir dağılımı ve diğer bölgelerdeki çeşitli sebeplerden doğan yaşam şartlarının zorluğu insanları göçe itiyor. Bunun sonucunda kurtuluş değil göç edilen şehirlerde kaosa yol açıyor. Bunun en açık örneklerinden biri İstanbul. Bu önemli konuya parmak basarken olayı tüm yanlarıyla düşünmek ve izleyiciye aktarmak gerekir diye düşünüyorum. Aksi taktirde yüzeysel işlenen bir filmin izleyicide istenen etkiyi uyandırması oldukça zor. Yinede sosyal açıdan önemli bir konuya değindiği için senaryoyaya bakışımda bir pozitif etki yarattı. Sanıyorum ki izleyicide bunu farkedip artı puanı kefeye koyacaktır.

Çekim aşaması ;

Sinopsisi okurken gözümde mekanlar, insanlar canlandı. Bu ailenin zor şartlar altında büyük şehre geldiğini, şehirde kalacak yer bulmaktaki zorluklarını, yatalak kadının yürüyemedğini ve ailenin bir aracı olmadığını düşündüm. Bu saydıklarımı filmde gösterebilmek ciddi maliyet doğuracaktır. Diyelim ki hikayeyi şehirden başlattık ve sadece şehirdeki gecekondudan itibaren anlatmaya devam ettik. Yinede bir gecekondu çekimi, mekanların bulunması, midyeci tezgahı vs.. gibi onlarca zorlukla karşılaşılacak.

Sonuç olarak zor bir proje diyorum. Eğer basite indirgenir ve ortadaki dram günyüzüne çıkabilirse daha iyi olur.
Logged
Esat Yalçın
Newbie
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 44


« Yanıtla #2 : Şubat 09, 2008, 05:03:38 ÖÖ »

Öncelikle yorumun için teşekkürler. Bu düşündükleri doğru ve bunlar benimde aklımda geçti.  Plan kafamda gecekonduda başlıycak şekilde oluştu. Zabıtaların verdiği zarar ise şöyle ; Tezgahı dağıtıyorlar midyeler ve tezgah kırılıyor. Zabıta görevlisi adamın üzerini arıyor suç aleti varmı diye. Ararken bütün gün kazandığı paraları buluyor ve cebe atıyor, burada bir ülke sorunu daha vurgulanmış oluyor. Midye Tezgahı ve Gecekondu sorunu: Midye tezgahı zor bişey değil bir taburenin üzerine tepside 25-30 tane midye koyduğun zaman sorun çözülür. Ve ulaşım için araç var ise gecekondu hazır...
Teşekkürler
Logged
Görkem
Sinema Yazarı
Jr. Member
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 91


« Yanıtla #3 : Şubat 09, 2008, 09:02:11 ÖÖ »

Turkishstyle gayet açıklayıcı bir yorum yapmış. Bende benzer şeyleri yazardım muhtemelen.

Ek olarak; söz konusu göç ve göçün doğurduğu sorunlar çok kez işlenmiş bir konu. Yani bu  konu üzerine bir flm yapılacaksa bir açıdan çeşitleme olarak sunulmalı. Yani bilinen hikayeye başka bir açıdan bakılmalı ya da bazı yenilikler getirilmeli. Ya da göç sadece bir arka plan gibi durmalı, başka birşeylere odaklanılmalı.
Logged
Izmir Sinema Ekibi
« Yanıtla #3 : Şubat 09, 2008, 09:02:11 ÖÖ »

 Logged
murat
Newbie
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 2


« Yanıtla #4 : Temmuz 04, 2008, 06:12:41 ÖS »

Selam, ben profesyonel senarist değilim ama senaryo yazımı ile ilgili bir iki şey söylemek istiyorum;

Birincisi, senaryo yazarken taslak bile olsa onu bitirin, sinopsis yazıyorsanız zaten iki sayfalık bir metin, artık onu da bitirin, insaf yahu!

İkincisi, Amerikan sinemasında bir laf var (ben söylemedim onlar demiş) "bir mesajınız varsa film çekmeyin, telgraf çekin" diyorlar. Hele bir kısa film için, mesajdan ziyade hikayenizde odaklanın.

Üçüncüsü, tanışma fırsatı bulamadım ama "Avrupa Yakası"nda Sinan Çetin, Japon karatecilerle ilgili bir senaryo yazdığını söyleyen Volkan'a neden kendi yaşamına yakın, çevresinde olup bitenlerle ilgili bir senaryo yazmadığını sorar.

Evet çalışmaya devam, yılmak, darılmak yok,
ne diyoruz
sinerji sinerji,
bir ömür boş boş geçer mi?
Selamlar.
Logged
emre
Newbie
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 2


« Yanıtla #5 : Temmuz 12, 2008, 12:34:02 ÖÖ »

taslak olarak gzl bir konu.hem bu konuda herzaman ekmek vardır. daha gelişmiş text olarakda yakın zamanda yazacağını umuyorum. kolay gelsin
Logged
Yasin ÖZYURT
Jr. Member
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 62


« Yanıtla #6 : Ağustos 19, 2008, 12:07:22 ÖS »

beni tanıyanlar bilir senaryo işi için emek harcağan biriyim  Gülümseme
ne kadar güzel yazdığım soru işaretide olsa.... Ney
esat kardeşime gelince ben şöyle başlayayım, Gülümseme
esat kardeşimiz yazmış ve kendi yönetcek büyük ihtimalle Kahkaha
 işte bu aslında avantaj kendisi için  Göz kırpan
ama sakın ama...
murat  kardeşin dediği gibi  Masum
mesaj için film çekme sen yaşananı anlatmak için çek.  Gülümseme
Eğer mesaj kaygısı taşırsan yazmakta kendini sınırlarsın buda seni zorlar  Sustum
son olarak bu orta metraj 1 saatlik bir senaryo olur gibi geliyor.... Göz kırpan
« Son Düzenleme: Ağustos 19, 2008, 12:13:14 ÖS Gönderen: Yasin ÖZYURT » Logged
Izmir Sinema Ekibi
« Yanıtla #6 : Ağustos 19, 2008, 12:07:22 ÖS »

 Logged
Sayfa: [1]
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.7 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Joomla Bridge by JoomlaHacks.com
XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!