Öncelikle söyleyeyim ki ben profesyonel bir senarist değilim. Sadece görüş belirtiyorum ve yazacaklarım kendi görüşlerimdir.
Görüşlerimi 3 başlıkta yazmak istiyorum. Birinci başlık kısa film senaryosu , ikinci bölüm hikayenin içeriği , üçüncü bölüm ise çekim aşaması olsun.
İlk olarak bir kısa film ( 30 dakikalık dendiği için kısa film kategorisi içinde değerlendiriyorum ) için oldukça zorlu bir sinopsis olmuş. Bunun yanında henüz sinopsis aşamasında olduğu için kesin hatlar çizilmemesi gayet doğal. Projenin ilerleme sürecinde olaylar eklenip, çıkacaktır. Genel olarak anlatılmak istenen bir göç hikayesi olarak algılıyorum. Buradaki göç hikayesini ayrıntılarından bir kısa filmde anlatmak güç olur. Ayrıca sinopsis denilen kısa yazı filmin olarak kabul edildiği ve senaryoya kıyasla çok kısa olduğu için hiçbir hata lüksü olmuyor. Ancak ben hikayeye baktımda cevabını alamadığım sorularla karşılaşıyorum. Mesela ;
İşinden memnun hayatını sürdürürken zabıtaların vurgun'u ile tek kazanç yolu ve kazandığı paralar yok olmuştur.
Bir midy satıcısının zabıtalara yakalanması sonucunda en fazla tezgahını kaptırabilir. Bunun sonucunda bir günlük zarar uğrar. Bu zarar küçük bir mebla olduğu için hikayenin doruk noktası olarak doyurucu olacağını sanmıyorum. Ayrıca bir midye satıcısının sosyal güvencesi olmadan nasıl ilaç parasını karşılayabildiği ayrı bir soru olarak kalıyor.
Hikayenin içeriğine gelirsek ;
Önemli bir noktaya parmak basılıyor. Türkiye'de bölgeler arası gelir dağılımı ve diğer bölgelerdeki çeşitli sebeplerden doğan yaşam şartlarının zorluğu insanları göçe itiyor. Bunun sonucunda kurtuluş değil göç edilen şehirlerde kaosa yol açıyor. Bunun en açık örneklerinden biri İstanbul. Bu önemli konuya parmak basarken olayı tüm yanlarıyla düşünmek ve izleyiciye aktarmak gerekir diye düşünüyorum. Aksi taktirde yüzeysel işlenen bir filmin izleyicide istenen etkiyi uyandırması oldukça zor. Yinede sosyal açıdan önemli bir konuya değindiği için senaryoyaya bakışımda bir pozitif etki yarattı. Sanıyorum ki izleyicide bunu farkedip artı puanı kefeye koyacaktır.
Çekim aşaması ;
Sinopsisi okurken gözümde mekanlar, insanlar canlandı. Bu ailenin zor şartlar altında büyük şehre geldiğini, şehirde kalacak yer bulmaktaki zorluklarını, yatalak kadının yürüyemedğini ve ailenin bir aracı olmadığını düşündüm. Bu saydıklarımı filmde gösterebilmek ciddi maliyet doğuracaktır. Diyelim ki hikayeyi şehirden başlattık ve sadece şehirdeki gecekondudan itibaren anlatmaya devam ettik. Yinede bir gecekondu çekimi, mekanların bulunması, midyeci tezgahı vs.. gibi onlarca zorlukla karşılaşılacak.
Sonuç olarak zor bir proje diyorum. Eğer basite indirgenir ve ortadaki dram günyüzüne çıkabilirse daha iyi olur.