Film yapımı sahne sihirbazlarının ilgisini baştan beri çekmişti.İki sihirbaz 1899 yılında ‘’Santiago koyu muharebesi’’ (The battle of Santiago bay) isimli 2 dakikalık ,ispanyol Amerikan deniz savaşını anlatan bir haber filmi çekmiş, fotoğraftan kesilmiş 2 boyutlu gemiler,10 cm derinlikteki minyatür havuz,barut ve sigara dumanı ile gerçekleştirilen film,halk tarafından gerçek sanılmıştı.
Aynı sırada Atlantiğin öte yakasında bir başka sihirbaz Georges Melies içinde çeşitli efektler olan küçük filmler çekiyordu. Bunların en bilineni 1902 yqpımı ‘’Aya yolculuk’’ idi. Melies’in bulduğu film hileleri günümüzde hala kullanılmaktadır. Ben en son ‘’Kahpe Bizans’’ filminde bu hilelerden üst üste pozlama, ve geri çekim tekniklerini uyguladım.
Günümüze geldiğimizde efekt filmleri çağının kilometre taşları sayılan Stanley Kubrick’in ‘’2001 uzay yolu macerası’’ ve 1977 yapımı George Lucas’ın ‘’Star Wars’’una rastlıyoruz.
Film yapımında normal yollarla elde edilemeyecek görüntüleri oluşturmak için ‘’Special Effect’’ birimine ihtiyaç duyulmaya başlandı. Special Effectleri kabaca iki kısma ayırabiliriz;
- Çekim sırasında direkt kamerada elde edilenler
- Çekimden sonra çekilen görüntülerin çeşitli optik yada dijital ortamlarda birleştirilmesi yada bir işleme tabi tutulması ile elde edilenler.
Special Effect dediğimizde bunun içine neler girmektedir? - Boya ile cam üzerine yapılan resimler(çekim sırasında canlı çekim ile birleştirilir)
- Çeşitli maketler
- Tek kare hareket kazandırılan kuklalar
- Çekim sırasındaki patlamalar,yanmalar
- Silahların gerçekmiş gibi ateşlenmesi
- Oyuncuları yaralamayacak şekilde kırılan şeker camlar,şişeler
- Çekimden sonra gerçekleştirilen optik ve dijital efektler
- Bilgisayar ortamında yaratılan mekanlar ve karakterler
Bu örnekleri çoğaltmak mümkündür.
Çekilmesi zor olan genel planları,yada çekim setinin boyutlarını aşan kısımları yapmak için Matte painting yani resim boyama yöntemine başvurulmaktadır.Klasik Matte painting’in doğasından gelen 2 boyutluluk sebebiyle,kamera hareket edememekte,boyanmış alanla canlı çekim arasındaki geçiş çok mükemmel olamamakta idi.
Günümüzde Digital matte painting uygulanmaktadır ve yukarıdaki kısıtlamalar yoktur.
‘’İstanbul Kanatlarımın Altında’’ isimli filmde Klasik Matte painting tekniğini kullandık.
‘’Kahpe Bizans’’ ta ise Digital matte painting yöntemini denedik.Resim dijital olarak yapılmamıştı ama planı oluşturan tüm çekimler dijital olarak bilgisayarda birleştirildi.
Special Effect planlarını çekmek için çeşitli yöntemler uygulanmaktadır.
Background projection,foreground projection sistemleri.Fonda yer alması istenen görüntünün oyuncuların arkasındaki perdede oynatılması ve her ikisinin de anında çekilmesi diye özetlenebilir.
Mavi perde,yeşil perde önünde yapılan çekimlerde bu renkler sonradan optik yada dijital yöntemlerle yok edilip,oraya istenen fon görüntüsü yapıştırılır.
Oyuncuları, maketleri asmakta kullanılan ipler sonradan aynı yöntemlerle yok edilir,yeri fonu oluşturan doku ile doldurulur.
Kameranın yaptığı hareketleri hafızaya alıp aynı hassasiyette tekrarlayan Motion Control Sistemi .Bu sayede ön ve arka planın hareketli çekilmesi ve aynı hareketin uygulanması mümkün olmaktadır.(Aynı oyuncunun birkaç ayrı kişi olarak aynı karede hareketli görünmesi)
Bugün kullanılmakta olan dijital teknoloji ,film yaratıcılarının hayatını kolaylaştırmış,ufuklarını genişletmiş ve eskiden hayal bile edemeyeceğimiz görüntüleri perdeye taşımıştır.Bu sayede Jurassic Park’ın dinazorları doğmuş,Titanic her açıdan gerçek gibi yüzebilmiştir.
Bir görüntünün gerçeğinden kayba uğramadan dijital ortamda bilgisayarda işlenebilmesi için önce yüksek çözünürlükte bir film tarayıcı (high resolution film scanner) ile taranması gerekmektedir.Bu taranan görüntüler bilgisayarın hafızasına depolanır. İstenen efekt bilgisayarda oluşturulduktan sonra, ilk baştaki işlem tersten uygulanır.Bu sefer bilgisayarın gönderdiği bilgiler filme kayıt yapabilen bir nevi kamera ile (motion picture recorder) tekrar filme aktarılır.İşlem yüksek çözünürlükte gerçekleştirildiği taktirde bilgisayardan çıkan görüntünün aslından ayırt edilememesi gerekir.
Yukarıdaki ön bilgilerden sonra biraz da görüntü yönetmenliğini yaptığım filmlerde, (özellikle de Kahpe Bizans’ta) gerçekleştirmeye çalıştığım özel efektlerden bahsedeyim.
Kahpe Bizans’ın beni heyecanlandıran bir diğer önemli tarafı ise;senaryoda yer alan görsel efektlerdi.Görsel efektlere ayrı bir merakım var ve bilindiği gibi diğer çektiğim filmlerde de az veya çok senaryonun gerektirdiği görsel efektleri gerçekleştirmeye çalıştım.
Kahpe Bizans’ta Cem Davran’ın bazı planlarda yan yana görünmesi gerekiyordu.Yapımcılarımızı Digital bilgisayar teknolojisinin yüksek maliyetlerinden ve kendimi de jenerasyon kayıplarından korumak için,Cem’i iki yerde çekim sırasında kamerada birleştirdim. Diğer yerlerde amorstan dublör kullandık.İki yerde ise yeşil efekt perdesi ile iki ayrı katmanda (layer) çekimi gerçekleştirerek ve Türkiye’de ilk defa yüksek çözünürlükte tarama yaparak bilgisayarda birleştirdik.
Cem Davran’ın suru aştığı planda da aynı tekniği uyguladık.(bilgisayar çıkışındaki renkler sebebiyle uyumsuzluk var!çok memnun değilim) Fon görüntüsünü çektikten aylar sonra Çizdiğim makaralı uçurma mekanizmasını en yüksekli tavanı olan bir stüdyoya demirci arkadaşlarımızla monte edip tamamen yeşil ortamda Cem Davran’ı uçurduk.
Aynı dijital efekt teknolojisini filmin en genel planı olan ve 4 ayrı yerde kullanılan kız kulesi ve arkadaki eski istanbul görüntüsünü oluşturmak içinde kullandık.Bunun için 30 katman(layer) üst üste bindirildi.Daha önce İstanbul Kanatlarımın Altında filminde çalıştığım ressam arkadaşımız Necdet Çatak, Eski İstanbul resmini yaptı.bu resim çekildi .Doğru açıda boş deniz çekildi.Ayrıca stüdyo’da Kız kulesi maketi ,adası ve adaya bağlı tekne çekildi.Yine stüdyo’da ada üzerinde yürüyen iki asker çekildi.Tüm bu katmanların doğru ışık ve kamera açısında olması gerekiyordu.Post prodüksiyon stüdyosuna sırf bu 3 saniyelik plan için bir hafta boyunca gittim geldim.Sonuçta dijital bilgisayar efekt cihazlarını kullanan Nadir arkadaşımızın katkıları ile oluşturulan görüntüye hareketli bulutların olduğu gökyüzü,denizdeki ışık öbekleri , kulenin ,adanın,teknenin ve arkada Sarayburnu’nun denize yansıması eklendi.Adanın kayalarına çarpan dalgalar ve köpükler yapıldı .20 adet martı ayrı ayrı hızlarda uçuruldu.Son olarak ta kulenin denize düşen gölgesi ve arkada gökyüzüne doğru tüten duman eklendi.
İstanbul Kanatlarımın Altında ‘filminde bir ikisi dışında başarılı olmayan ve direkt çekim sırasında yapılan Glass-shooting (cam çekim tekniği)’den sonra bu modern teknolojiyi kullanmak yaratıcılığımızın sınırlarını daha da genişletmemize olanak tanıdı.(o dönemde bu teknolojiyi bilmeme rağmen yaygın olmaması sebebiyle cam çekim tekniğine mecbur kalmıştık!-olsun o filmde de Okan bayülgen’in füze çekimlerini,Hezarfen’in kanat ile uçuşu ve ay çekimlerini başarmıştık!)
Kral İlletyus’un rüyasını anlattığı sahne için dolunayın önünden geçen ve sepetinde E.T. olan bir plan oluşturmam gerekiyordu.Stüdyoda dolunay görüntüsünü,yeşil perde önünde de üzerinde çocuk ve sepetinde E.T.ile tekerlekleri dönen bisikleti çektik.Daha sonra yine Post prodüksiyon stüdyosunda bu görüntüler birleştirildi.Ayın etrafındaki halo ve yıldızlar eklendi.Bilgisayarda birleştirilen tüm görüntüler sonra tekrar yüksek çözünürlükte filme aktarıldı.
Ayrıca tüm bu efektler dışında filmin bir yerinde gece nehir kenarında Yetişbey ve sepetçioğlu sohbet ediyorlar ve tabii ki benim meşhur dolunayımın altında. Bu efekti de kamerada çekim sırasında gerçekleştirdim.Sepetçioğlu ve Tavşanbey’in sura zıpladığı çekimleri de yine kamerada çözdüm.
Filmde birkaç yerde ok saplanma, bıçak ve okların oyunculara yakın geçtiği efektler vardı. Bunlar için çizdiğim sapan tarzı tüfek,yelek ve ray mekanizmalarını filmden önce yaptırdık ,denedik başarılı olunca çok büyük masraflardan ve jenerasyon kayıplarından kurtulmuş olduk.Cem davran’ın oku atıp yolda oku geçtiği sahne içinde yine benzer mekanizmalar kullandık.(bu sahne filmde yok sadece fragmanda ve klipte kullanıldı.)
İlk Defa bu filmde Day for Night (gündüz gece çekimi) yapabileceğim bir sahne çıktı karşıma. Sonuçtan çok memnunum.(giderbey’in nehirdeki gece sahneleri)
Filmde bol miktarda görsel efekt olduğu için Son Star Wars Epizode I ‘da da kullanılan kamerayı tercih ettim.Bu kamerayı ve modern ışık malzemelerini reklam filmlerinde zaten kullandığım için ekibim ve benim için yeni değildi.Kamera programlanabildiği için,yüksek hızda ağır çekimler ve en önemlisi plan içinde hızlanma ve yavaşlamalar yaptım.(Filmde Cem ile Hande’nin şarkısından sonra Cem’in duş yapacağım deyip saraya koştuğu,filmin sonunda Yetişbey’in Kral İlletyus ile itişip havadaki kılıcı kaptığı çekimler).
Ayrıca çekimler boyunca çok hassas özel bir dişli kamera kafası kullandım.Sanırım tüm bunlar sinemamızda ilk kez kullanılıyor.
Özetlemek gerekirse; günümüzde özel efektler sinemanın vazgeçilmez bir parçası,ülkemizde de dünya sinemasının kullandığı gelişmiş ,kamera ve ışık ekipmanları,ses ve post production imkanları bulunmaktadır.Önemli olan yönetmenlerin,yapımcıların ufuklarını geniş tutmaları ,cesur ama bir o kadar da planlı sistemli ve özenli olmaları gerekmektedir.Dünya sinemasında hak ettiğimiz yeri almamız ve Amerikan sinemasının gişe hasılatları ile baş edemememiz için hiçbir sebep yok.
Görüntü Yönetmeni