Tarihsel bir gerçeği çarpıtma üzerine kurulmuş film. Filmin başlangıcında 2 Kasım
1934 tarihi not düşülerek " o yıllarda TC Hükümeti,
Türk Müziği çalınmasını yasakladı. Amacı Batı müziğinin yaygınlaşmasını amaçlamaktı."
Türkiye'de bir dönem radyolarda çalınması yasaklanan müzik türü filmde gösterildiği gibi
Türk Halk Müziği değildir. 1939'da 9 ay süreyle yasaklanan müzik Türk Sanat Müziği'dir. Öyle ki, Atatürk'ün radyoda dinlediği bir Türk sana müziği programı üzerine "bu bizim müziğimiz değildir, endurinidir" dediği şahitleri ile bilinir.
Bu bilgi o kadar çok bilinen ve tartışılan bir bilgidir ki, Yüksek Lisans tezim olan "Cumhuriyet Dönemi Müzik Politikalarında Halkevlerinin yeri: 1932-1950" başlıklı tezimde de bu konuya yer verdim.
İlginenler için :
http://tez2.yok.gov.tr/fmi/xsl/tez/listevedetay_liste.xsl?-db=TezVT&-lay=web_arama&-max=20&-token.error=liste.xsl&AdSoyad=Emrah%20Do%C4%9Fan&-find=&-token.d=1Sorun yasaklamaya karşı bir film çekilmesi değildir. Sorun tarihsel ve kesin bir bilginin a) hem yıl olarak (yasaklama 1932'de 1939'da yapıldı) b) hem de içerik olarak (yasaklanan Türk halk müziği değil Türk sanat müziğidir) çarpıtılmaısıdır.
Ayrıca "türk müziği" kavramı içine bir çok müzik türü de girebilmektedir. Ancak Cumhuriyet Müzik politikalarının temelinde "Ulusal müziğin batı formlarında üretilmesi" esası vardır. Ama bu esas, ulusal müzik olarak tanımlanan halk müziğinin icrasının engellenmesi olarak ele alınmamıştır.
"Biz çekelim de, seyirciye yediririz nasıl olsa" anlayışından bu ülkenin yönetmenleri vazgeçmedikçe, sinemanın her türü olduğu yerde saymaya devam edecektir bence.
Örneğin, Zeki Demirkubuz, bir filiminde başkarakterini İzmir'den İstanbul'a götürür. Bu yolculuğun yönüne dair bilgiye de çokça verir. Ama yolculuk başladığında, otobüs "Bolu Tünellerinden" geçer. Yani İzmir-İstanbul arasında "tünel" yokken, Demirkubuz, "tüneli" koyar. İzmir-İstanbul arasında "tünel" koymak sadece kısa bir an için görüntü yaratma adına mazur görülemez.
Benzer durum Sinan Çetin'in bu filmi için çok dafa fazla geçerlidir. Yasakları eleştirmek adına tarihi bilgiyi hem de çarpıratak vermek, yapılmak istenilen eleştirinin altında kalmaktadır.
Tarihi bir gerçeği çarpıtarak sunan birisinin eleştirisi ne kadar geçerli kabul edilebilir?